Klasik Düşünce Okulu Bahar 2018 dönemi, 13 Mayıs 2018 Pazar günü Üsküdar’da düzenlenen Öğrenci Sempozyumu ile sona erdi. Etkinliğe İstanbul Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Sadrettin Pençe, Prof. Dr. Hasan Hacak, Doç. Dr. Osman Demir başta olmak üzere pek çok akademisyen ve öğrenci katıldı.

Sempozyumun açılış konuşmasında Prof. Dr. Ekrem Demirli, ikinci senesini dolduran Klasik Düşünce Okulu’ndaki faaliyetlerinin büyük ilgi gördüğünü, Anadolu programları çerçevesinde bugüne kadar 8 farklı şehirde seminerler düzenlediklerini ve bu ilginin artarak devam ettiğini belirtti. Yoğun bir dönemi geride bıraktıklarını hatırlatan Demirli, bu dönem de üst düzey metinler eşliğinde verimli bir dönem geçirdiklerini söyleyip hem öğrencilere hem de ders veren hocalara teşekkür etti. Öğrenci sempozyumu, çalıştay vb. etkinlikleri sürdüreceklerini belirten Demirli, sempozyumun düzenlenmesinde emeği geçenlere ve tebliğci olarak katılım gösteren öğrencilere teşekkür etti ve toplantının herkes için faydalı olmasını temenni ederek sözlerine son verdi.

Birinci oturumun ilk sunumunda Beyzanur Yaya, ünlü Eş’arî âlimlerinden İmam Cüveynî’nin “âdet” konusundaki görüşlerini ele aldı. Yaya bu bildirisinde, Cüveynî’nin kendinden önceki Eş’arî ulemanın nedensellik, Allah-âlem ilişkisi ve âdet teorisi hakkındaki düşüncelerini aklî bir temele oturtmaya çalıştığını anlattı. İkinci sunumda ise Hatice Kübra Yörük, Gazzâlî’nin Mişkâtü’l-envâr’ından hareketle onun düşüncesindeki kelamî ve felsefî kimliği ortaya koymaya çalıştı. Üçüncü konuşmacı olan Bilal Özçelik ise sunumunda tarihsel bilgileri de göz önünde bulundurarak Gazzâlî’nin Bâtınîlik eleştirisine ve bu konuda ortaya koyduğu literatüre yeni bir bakış açısıyla bakmanın gerekliliğine işaret etti. Bir sonraki sunumda, Gazzâlî’nin hakikat arayışını Mişkâtü’l-envâr üzerinden ele alan Emine Betül Fazlıoğlu, Gazzâlî’nin çeşitli bilimlere ve yöntemlere yönelik bakışı hakkında detaylı bir kronoloji ortaya koydu. Birinci oturumun son konuşmacısı, klasik dönem ahlak felsefesinde ahlak-mizaç ilişkisini ortaya koyan Furkan Fidan’dı. Fidan tebliğinde Galen, Yahya b. Adiyy, İbn Miskeveyh ve Nâsiruddîn Tûsî’nin görüşlerini mukayeseli bir şekilde inceledi.

İkinci oturumdaki ilk konuşmacı, Müslüm Zunluoğlu, Hasan el-Basrî’nin Kader Risâlesi’ni politik bağlamda bir okumaya tabi tutarken önemli noktalara değindi. Selef düşüncesinde akıl-nakil ilişkisini İbn Teymiyye örneğinde inceleyen Beyza Karaçimen ise İbn Teymiyye hakkındaki kalıplaşmış düşünce ve önyargıların sorgulanması gerektiğine işaret etti. Hasan el-Basrî’nin Kader Risâlesi ekseninde kulların yaratılmış olmalarının, irade hürriyeti üzerindeki etkisini inceleyen Şeyma Ferşatoğlu’nun konuşmasından sonra, Fazilet Yavuz, Kader Risâlesi ve Ebû Hanife’nin Fıkh-ı ekber’ini mukayeseli bir okumaya tabi tutan tebliğini sundu. Bu oturumun son konuşmasında Merdan Hanyyev, Platon’da ve Aristoteles’te ruh, akıl ve canlılık konusunu anlattı.

Sempozyumun son oturumunda ilk sunum mücahede-müşahede ilişkisini dinî düşüncedeki tevhid tartışmaları bağlamında inceleyen Âdem İpekyüz tarafından gerçekleştirildi. Ardından Hz. İbrahim ve oğlu hakkındaki kıssanın dinî ilimler tarafından yorumlanış biçimlerine odaklanan sunumuyla Tuğba Saygın önemli noktalara değindi. Son konuşmacı olan Hatice Kanadıkırık ise tebliğinde Hz. Âdem’e öğretilen isimler ile Hayy b. Yakzân’ın şehirden ayrılışını karşılaştırarak anlattı.

Sempozyumun ardından bir değerlendirme yapan Prof. Dr. Ekrem Demirli, bu bilimsel toplantının çok verimli geçtiğini; Klasik Düşünce Okulu olarak doğru bir iş yaptıklarını gösterdiğini belirtti. Bahar döneminin bu programla sona erdiğini hatırlatan Demirli, 6-15 Temmuz tarihlerinde gerçekleştirmeyi planladıkları Lisansüstü programına başvuruların sürdüğünü hatırlattı ve Klasik Düşünce Okulu devamlı seminer dizisinin Güz döneminden itibaren devam edeceğini söyleyerek herkese teşekkür etti.